•  
  •  
  •  
  •  

YAYINLARIMIZ

  • ANONİM ŞİRKET GENEL KURUL KARARLARININ  İPTAL EDİLEBİLİRLİĞİ VE YOKLUK HALİ
     

    ÖZ

    Eski Türk Ticaret Kanunu’nda yalnızca anonim şirket genel kurul kararlarının iptali hükümlerine yer verilirken 6102 sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu ile birlikte genel kurul kararlarının yok hükmünde olması(butlan) ilk kez düzenlenmiştir. Eski kanunda butlana ilişkin hükümler doktrine bırakılmışken yeni kanunda madde başlığı altında butlana ilişkin hükümler ihdas edilerek yasal zemin sağlanmıştır. Söz konusu yeni kanunda yoklukla malul olan genel kurul kararlarının neler olduğu belirtilmiş olsa da yokluk hükümlerinin hangi hallerde geçerli olacağı yahut neye göre söz konusu olacağına dair hiçbir açıklamaya yer verilmemiştir. Dolayısıyla yokluk hükümlerinin belirlenmesinde doktrin ve yargı içtihatları önem arz edecektir.

    I-GİRİŞ

    Anonim şirketlerde genel kurul, pay sahiplerinin veya temsilcilerinin usulüne uygun şekilde yapılmış çağrı üzerine toplanıp önceden belirli olan gündem maddelerinin görüşülerek karara bağlandığı bir organdır. Genel kurul niteliği itibari ile yönetim kurulu gibi daimi bir organ olmayıp şirket işlerine ilişkin karar alınması gereken durumlarda aktif hale gelmektedir.
    Mülga Türk Ticaret Kanunu’nda(mTK) anonim şirket genel kuruluna ilişkin hükümler 360-397.maddeler arasında yer almışken, yeni Türk Ticaret Kanunu’nda(TK) genel kurula ilişkin 8 alt bölüm başlığında toplam 45 madde(TK407-459) tahsis edilmiştir. Yeni yasa ile birlikte anonim şirket genel kuruluna ilişkin hükümlerde madde sayısının arttığı gözlemlenmiştir. Bunun yanında, genel kurul kararlarının iptaline ilişkin hükümde ilkesel olarak değişiklik yapılmamış, diğer tüm hükümlerde kısmı yahut kapsamlı değişikliğe gidilerek içerik farklı bir yapıya büründürülmüştür.
    Genel kurul, pay sahiplerinin şirket işlerine ilişkin haklarını kullandıkları en yetkili organdır. Bu nedenle genel kurul, pay sahiplerini için önem arz etmektedir. Tek pay sahipli anonim şirketler de yine ilk kez yeni yasada yer almış olmakla birlikte, tek pay sahibinin genel kurul sıfatıyla alacağı kararların geçerli olabilmesi için yazılı olması gerektiği şartı aranmaktadır.

    Bu çalışmamızda anonim şirket genel kurul kararlarının hangi hallerde iptal edilebileceği ve yok hükmünde sayılacağı konularına ilişkin detaylı ve bilgilendirici açıklamalarda bulunulacaktır.

    II-GENEL KURUL KARARLARINI SAKATLAYAN HALLER

    Anonim şirket genel kurulu, oy hakkına sahip pay sahiplerinin veya temsilcilerinin usulüne uygun olarak yapılan çağrı üzerine belirli gündem maddesi altında toplandığı ve gündeme dair kararların alındığı bir organdır. Alınan bu kararlar neticesinde hukuki sonuçlar doğmaktadır. Bu nedenle alınan kararların hukuki geçerliliğinin söz konusu olabilmesi kanun, anasözleşme ve hukukun emredici hükümlerine uygun olmasına bağlıdır. Aksi halde geçerli bir genel kurul kararından bahsetmek mümkün olamayabilecektir.
    Genel kurul kararlarını sakatlayan hallerin başında toplantı ve karar nisaplarına uyulmadan karar alınması gelmektedir. Örneğin esas sözleşmede aksine hüküm bulunmadığı takdirde, esas sözleşmeyi değiştiren kararlarda toplantı yetersayısı şirket sermayesinin en az yarısıdır. Karar nisabı toplantıda hazır bulunan oyların çoğunluğudur. İlk toplantıda öngörülen toplantı nisabı elde edilemediği taktirde, en geç 1 ay içinde ikinci bir toplantı yapılabilir. İkinci toplantıda aranan toplantı nisabı, şirket sermayesinin en az 1/3’dür. İkinci toplantı için karar nisabı aynıdır. Bu nisaplara uyulmadan esas sözleşme değişikliğine ilişkin karar alınması alınan genel kurul kararını sakat hale getirecektir. Sakat olan bu hukuki işlemin yaptırımı da baştan itibaren hükümsüzlük yani butlandır.
    Genel kurul kararlarını sakatlayan hallerin ikincisi ise kararların kanuna, esas sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olmasıdır. Bir başka sakatlık hali ise alınan genel kurul kararının ticaret siciline tescil edilmemesidir.
    6102 sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu’nda genel kurul kararlarının sakatlık halleri 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu’ndan farklılık arz etmektedir. Şöyle ki daha önce genel kurul kararlarının iptaline ilişkin hususlar ufak değişikliklerle yeni kanunda da yer almışken eski kanunda yer almayıp ilk kez yeni kanunda butlan hükümlerine yer verilmiştir.

    III-GENEL KURUL KARARLARININ İPTALİ      

    TK’nın 445.maddesi uyarınca kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine;
    -Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten,
    -Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, -Yönetim kurulu,
    -Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri,
    Karar tarihinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir. Buradaki üç aylık süre hak düşürücü süre niteliğinde olduğundan genel kurul kararlarının iptali istemiyle dava açılabilmesi için karar tarihinden itibaren 3 ay içinde ilgili mahkemeye başvurulması gerekmektedir.
    Buna göre kanun hükmünde sayılan iptal halleri; çağrının usulüne göre yapılmaması, gündemin gereği gibi ilan edilmemesi, yetkisiz kişilerin genel kurula katılması ve oy kullanılmasına haksız olarak izin verilmemesidir.
    Öğretide kanunda sayılan bu hallerin sınırlı sayı ilkesine göre belirlenip belirlenmediği yönünde farklı görüşler bulunmaktadır. Kanunun 445nci maddesinde sayılan bu hallerin dışında genel kurul kararlarının iptaline ilişkin hükümlere rastlanılmaktadır. Nitekim kanunun 431nci maddesinde; “(1) 428 inci maddenin birinci ve ikinci fıkralarında öngörülen temsilciler ile tevdi eden temsilcileri, kendileri tarafından temsil olunacak payların sayılarını, çeşitlerini, itibarî değerlerini ve gruplarını şirkete bildirirler. Bu bildirimde, Sermaye Piyasası Kanununun 10/A maddesi uyarınca kayden izlenen paylarla ilgili olarak bu Kanunun 417 nci maddesinin beşinci fıkrasındaki tebliğ hükümleri de uygulanır. Aksi hâlde, o genel kurulda alınan kararlar, genel kurula yetkisiz katılmaya dair hükümler çerçevesinde iptal edilebilir. (2) Toplantı başkanı bu bildirimleri açıklar. Bir pay sahibinin istemine rağmen toplantı başkanı açıklamayı yapmamışsa her pay sahibi şirkete karşı açacağı dava ile genel kurul kararlarının iptalini isteyebilir.” Denilmektedir.
    Kanunda ilgili madde de belirtilen temsilciler ile tevdi eden temsilcilerinin temsilcisi olarak yetkilendirildikleri payların sayılarını, itibari değerlerini ve gruplarını şirkete bildirmeleri gerekir. Bu yüküm, şeffaflık ilkelerinden kaynaklanmaktadır. Bildirim, en son genel kurulda yapılmalıdır. Bu bildirimi yapmadan elindeki temsil belgeleri ile genel kurula katılan kurumsal temsilci ve tevdi eden temsilcisi yetkisinin denetimi yapılmasına olanak vermeden genel kurula katılmış demektir. Bu hususun 446ncı maddede sayılan genel kurula yetkisiz katılma başlığı altında değerlendirilerek iptal edilebileceği öngörülebilir.
    Doktrindeki kimi görüşe göre; kanunun 407nci maddesinde genel kurul da murahhas üyelerle ve en az bir yönetim kurulu üyesinin ve denetçinin hazır bulunması şartı öngörüldüğünden, bu kişilerin genel kurula katılmaması halinde pay sahiplerinin bu duruma itiraz ederek bunu tutanağa geçirtmesiyle birlikte finansal tabloların onaylanması, yönetim kurulunun ibrası gibi alınan tüm kararların kanuna aykırı olduğu nedeniyle iptalinin istenebileceği belirtilerek sınırlı sayı ilkesinin geçerli olmadığı hususu kabul edilmiştir. 
    Sınırlı sayı ilkesine bağlı kalmadan genel kurul kararlarının iptal halleri; çağrının usulüne göre yapılmaması, gündemin gereği gibi ilan edilmemesi, yetkisiz kişilerin genel kurula katılması ve oy kullanılmasına haksız olarak izin verilmemesi, kurumsal oy temsilcilerinin bildirim yükümünü yerine getirmemesi, pay sahibinin talebine karşın toplantı başkanının kurumsal temsilcilerin bildirimlerini açıklamaması, genel kurula murahhas üyelerle en az bir yönetim kurulu üyesinin katılmaması ve genel kurulda denetçinin bulunmaması şeklinde belirtilebilecektir.  

    IV-GENEL KURUL KARARLARININ BUTLANI

    Anonim şirket genel kurul kararları bir hukuki işlem olması nedeniyle genel olarak Borçlar Kanunu’ndaki sözleşme serbestisi hükümlerine tabidir. Borçlar Kanunu’nun 27nci maddesine göre butlan, bir hukuki işlemin kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkansız olması nedeniyle başlangıcından itibaren hüküm ve sonuç doğurmamasıdır. 
    6762 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği ilk yıllarda genel kurul kararlarının butlanının, bazı Yargıtay kararlarına göre hükümsüzlüğünün (geçersizliğinin) bir tespit davası ile ileri sürülüp sürülemeyeceği tartışmalıydı. Ancak, tartışma kısa sürede olumlu sonuca bağlandı ve iptal edilebilir genel kurul kararları yanında batıl genel kurul kararlarının da varlığı öğretide görüş birliği halinde kabul edildi. Yargıtay da bu ayrımı yerleşik içtihadı haline getirdi.
    Batıl genel kurul kararları baştan itibaren hüküm doğurmazlar ve daha sonra sağlığa kavuşturulamazlar(belirli bir zamanın geçmesi ile geçerlilik kazanmazlar); mahkemece resen dikkate alınırlar; defi olarak ileri sürülebilecekleri gibi süreye bağlı olmaksızın bir tespit davasının konusunu da oluşturabilirler. Diğer yandan, söz konusu kararlar işlem güvenliği yönünden bir önemli sakıncayı içerirler. Şirketin bir kararının, kararın alınmasından yıllar sonra bile butlanının ileri sürülebilmesi tehlikesi ve tehdidi, şirket yönetiminde pay sahiplerinde, alacaklılarda ve sermaye piyasasındaki potansiyel yatırımcılarda büyük tedirginliğe sebep olabilir. Yıllar sonra butlanın mahkemece tespiti ise o kararın kurduğu birçok ilişkiyi çoğu kez geriye etkili olarak ortadan kaldırır. Bu sakıncası sebebiyle mahkemelerin geçersizlik kararlarını ayrıntılı ve çok yönlü değerlendirmeler sonucu sakınarak vermeleri gerekebilir.
    Yasada genel kurul kararlarının hangi hallerde butlan sayılacağı belirtilmiştir. Buna göre genel kurulun özellikle;

    -Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava veya kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, -Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran,

    -Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır. Batıl olan kararlara karşı iptal davası açılmaz yalnızca bu kararların batıl olduğunun tespiti istenebilir. Tespit davası kanunun 445nci maddesinde belirtilen 3 aylık hak düşürücü süreye ve herhangi bir zamanaşımına bağlı olmaksızın her zaman açılabilir. Bu dava herkes tarafından ileri sürülebilir ve hakim tarafından resen dikkate alınır.
    Kanunda batıl genel kurul kararları sınırlı sayı ilkesi ile belirlenmemiştir. Böyle yapılsaydı batıl sayılabilecek birçok genel kurul kararı hükmün dışında kalabilirdi. Tüm butlan hallerinin ve sebeplerinin kanunda gösterilmesi veya tanımlanması ise imkansızdır. Onun için batıl kararları iki kategoriye ayırmak, şekil yönünden batıl genel kurul kararlarını veya sebeplerini belirlemeyi içtihada ve öğretiye bırakmak, konu açısından batıl genel kurul kararlarına da -sınırlayıcı olmamakla birlikte, örnekler göstererek kesin çizgilerle işaret etmek en isabetli yol olarak değerlendirilmiştir.
    Şekil yönünden geçersiz kararların saptanmasında tehlike ve tehditlerden sakınma ilkesine ağırlık vererek mahkemelerin gerekli özeni gösterecekleri inancı ile sistem benimsenmiştir. Bu sebeple, 447 nci madde genel kurulun özellikle batıl olan kararlarını kategoriler halinde göstermiştir. Hükümdeki, “özellikle” sözcüğü geçersiz genel kurul kararlarının sadece maddede belirtilen kararlardan ibaret olmadığını, yani maddenin sınırlı sayı niteliği taşımadığını ifade etmektedir. Ancak, hem “özellikle” sözcüğü nispi bir sınırı ifade etmekte hem de seçilen karar kategorileri, kanun koyucunun konuya sakınarak ve ihtiyatla yaklaştığını ortaya koymaktadır.
    Konusu itibarıyla batıl olan genel kurul kararları, bazı niteliklere sahip pay sahipliği haklarını kaldıran veya sınırlandıran, anonim şirketin temel yapısını bozan ve sermayenin korunması ilkesine aykırı olan kararlara özgülenmiştir. Bunun dışındaki batıl genel kurul kararlarının tespitinde ise butlanın ikincilliği ilkesinin uygulanması hedeflenmektedir. Bu ilke, özel sebepler dolayısıyla iptal etmenin yeterli ve tatmin edici bir yaptırım oluşturmadığı hallerde hukukun genel hüküm ve ilkelerine göre butlana karar verilmesi anlamını taşır.
    Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27.10.2000 tarihli ve E.2000/8467/K.2000/8250 sayılı kararında bir pay sahibinin genel kurula katılmadığı halde sahte imza ile katılmış gibi gösterilmesi sonrasında alınan tüm kararların yok hükmünde olduğu belirtilmiştir.
    Anonim şirketin temel yapısına aykırı olarak pay sahiplerine şirkete karşı sınırsız sorumluluk yükleyen kararlar da batıl olmaktadır.
    Aynı şekilde, sermayenin korunması hakkındaki emredici hükümlere aykırı(Örneğin, kanunun 332nci maddesinde öngörülen asgari sermaye miktarına ilişkin hükme aykırı genel kurul kararı alınması) genel kurul kararları da batıldır.

    V-SONUÇ

    6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu’nda genel kurul kararlarının iptaline ilişkin hükümlerin neler olduğu ilgili maddelerde belirtilmiştir. Buna göre kanun hükmünde sayılan iptal halleri; çağrının usulüne göre yapılmaması, gündemin gereği gibi ilan edilmemesi, yetkisiz kişilerin genel kurula katılması ve oy kullanılmasına haksız olarak izin verilmemesidir. Belirtilen iptal nedenleri ile alınmış olan bir genel kurul kararına, karar tarihinden itibaren üç ay içinde iptal davası açılabilir. Bu süre hak düşürücü nitelikte olduğundan iptal isteminin belirtilen süre içerisinde yapılması gerekmektedir.
    Butlan ise kelime anlamı olarak bir hukuki işlemin kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkansız olması nedeniyle başlangıcından itibaren hüküm ve sonuç doğurmamasıdır. 
    Yasada genel kurul kararlarının hangi hallerde butlan sayılacağı belirtilmiştir. Buna göre genel kurulun pay sahibinin temel haklarını kısıtlayan, ortadan kaldıran veya sınırlayan, anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan genel kurul kararları yoklukla maluldür. Batıl olan kararlara karşı iptal davası açılmaz yalnızca bu kararların batıl olduğunun tespiti istenebilir. Tespit davası iptal de olduğu gibi 3 aylık hak düşürücü süreye ve herhangi bir zamanaşımına bağlı olmaksızın her zaman açılabilir

    KAYNAKÇA  

    Eriş, Gönen(1995). Anonim Şirketler Hukuku. Ankara: Seçkin Yayınevi Karahan, Sami(2012). Şirketler Hukuku. Konya: Mimoza Yayınları.
    Pulaşlı, Hasan(2012). Yeni Şirketler Hukuku Genel Esaslar. Ankara:
    Adalet Yayınevi.
    Pulaşlı, Hasan(2015). Şirketler Hukuku Şerhi. Ankara: Adalet Yayınevi.
    T.C. Yasalar (14.02.2011). 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu. Ankara:
    Resmi Gazete (27846)

     

     

     

     


     

     

    Kaynak;İSMMMO Mali Çözüm Dergisi

İletişim Bilgisi

  1. IBOSB Birlik San. Sit.
    Birlik 1 İş Merkezi
    No : 5 Kat : 4/63
    Beylikdüzü / İSTANBUL
  2. 0212 875 11 41
    0532 594 34 91
info@altanmusavir.com
 İletişim Formu

Bizlere ulaşabilmeniz için lütfen yandaki formu tıklayarak gerekli alanları doldurunuz...